18 Haziran 2013 Salı

PAYLAŞILAMAYAN KÜRT ŞAİR VE DEMOKRATİK HAKLAR



FEQİYE TEYRAN FESTİVALİ 

Neredeeen nereye diye bakmak da mümkün, daha gidecek çok yolumuz var diye bakmak da…
Kürt vatandaşların hakları ve özgürlükleri alanında; Ak Parti hükümeti döneminde olması gerekenler devlet eli ile;  azar azar da olsa yapılıyor.
Yükümlülüklerini yerine getirenlere elbette takdir gerekmez. Ancak on yıllardır, bir halkın doğuştan gelen haklarının bırakın sağlanmasını, asimile edildiği bir ortamda, bunu sağlayanın hakkını teslim etmek lazım.
Van’ın Bahçesaray ilçesi yani eski adı ile Müküs’te 4 yıldır düzenlenen Feqiye Teyran festivaline katıldım geçtiğimiz hafta sonu. Valilik desteği ile düzenlenmiş bir festival…Bir Kürt şair, devlet desteği ile bu yıl 4.sü düzenlenen bir festival ile anıldı. Kürtçe konserler verildi, seminerciler Kürtçe olarak Teyran’ı ve şiirlerini anlattı.
Feqiye Teyran, bülbül /gül destanlarının fikir babası olan ve destan türünde  şiirlerin sahibi; ermiş olduğuna inanılan özel bir insan. Zaten Kürt edebiyatında dini kesimler ve sufi tarikatların etkisi biliniyor. Zulme, ağalığa ve beyliğe karşı. Bir Kürt emirinin oğlu olmasına karşın bir derviş hayatı yaşamayı tercih ediyor. Ve şiirleri ile feodal sistem karşısında direniyor. Belki de zulme karşı kalem cihadı yapıyor demek mümkün… Kaldı bundan 400 yıl önce Kürtler kendi dillerinde eğitim aldığı, kısmi bir özerklik içinde yaşadıkları biliniyor. Ancak o özerklik ve dil özgürlüğü içerisinde de beylerin, ağaların ve bazı şeyhlerin zulmü mevcut. Feqiye Teyran bunlara karşı direniyor işte…Kısacası; Mem’u Zin ile ünlü Ahmed’i Hani’nin de eserlerinde bahsettiği Feqiye Tayran, bölgede herkes için özel.
Festivalde Parti konuşması yapılmadı, açılışa davet edilen bakan Mehdi Eker ise ‘’Feqiye Teyran barışın sesi, bu festival barışa vesile olsun’’ mesajı verdi. ‘’On sene önce bunlar yoktu daha da ileri gidecek’’ dedi. Feqiye Teyran’ın Türkiye değeri olduğunu söyledi.
Feqiye Tayran Seyri Süluku anlatan, aynı zamanda kadını, dünya güzelliklerini, tabiatı anlatan bir şair. Mecazi aşk olmadan ilahi aşkın bulunamayacağını aktarıyor. 
Celal Talabani’nin sözcüsü Azad Cundiyani de valiliğin festivalinde davetliler arasındaydı. İki gün boyunca etkinliklere katıldı. Cundiyani konuşmasında Irak Kürdistanı’ndan getirdiği selamı iletti.
Siyasi zeminde Feqiye Tayran üzerinden yapılan Kürt dilinin hala yasak olduğu iddialarının neticelenmesi lazım. Feqiye Tayran isminin; örneğin tabelalarda q ile yazılan harfin alfabede olmaması nedeni ile k olarak yer alması gibi görece detay konularda tepkileri var. Ama bu, q ve şapkalı e harfi detayında bir tartışma değil. Kürtçenin eğitim dili olmasına uzanan taleplerin de arkasında olduğu bir tepki. Gördüğüm bu. 

Ayrıca Kültür Bakanlığı'nın bastığı; Ahmedi Hani'nin Mem'u Zin ve Melay'ı Ciziri divanında bu karakterler kullanıldı.
Bu arada, karşılığı olmadığını düşünmekle birlikte on yıllık Ak Parti iktidarları döneminde kazara edinilmiş bazı laflar da hafızalarda. Örneğin ‘’Kürtçe’nin bir medeniyet dili olmadığı’’ ve benzeri bazı yaklaşımları bölge halkı önümüze çıkarıyor.
Ak Parti’ye oy veren Kürtler de Kürt ve onların bir kısmı Feqiye Tayran’a tasavvufi yönü ile bakmaktan mutlu ve festivalde Kürtçe seminerler olması, Kürtçe eserlerin, kitapların yer alması gibi konulara son derece olumlu bakıyorlar. Eğitim dili ile ilgili ön planda bir beklentileri yok. Sadece çözüm sürecini önemsiyorlar.
Gelin şimdi genel politikalar ve Kürtlerin hak mücadelesine yönelik nabza bakalım.

AKİLLER, ÇÖZÜM SÜRECİ VE KÜRTLERİN GÜVEN DURUMU

Bu bölüme, turistik bir mola ile başlayarak, siyasi nabzı aktarmaya çalışacağım.
Cuma akşamı Van’a indik. Elit World otel bizi gayet güzel karşıladı. Gördüğüm kadarı ile otel, turizmcilik anlamında gayet profesyonel yönetiliyordu. Van depreminde yaşanan otel facialarının ardından yapılan otel yatırımı beni sevindirdi.
Ertesi sabah yılan gibi kıvrılan yollardan Müküs’e doğru yola çıktık. Yolda Krapet denilen bölgede karların hiç erimediğini görüyorsunuz. Arabadan inince bir soğuk çarpıyor insanın yüzüne.
Bahçesaray’a geldiğimizde festival başlamıştı. Cumartesi tanışma kaynaşma şeklinde geçti. Tarım Bakanı Mehdi Eker, festivalin açılışına katıldı.
Akşam Kürt sanatçı Yekbun’un konseri vardı. Festival alanında gözlemeler yenildi. Çocuklar dondurmalarını yedi. Yekbun klasik halk türkülerinden ziyade Batı müziğine yakın bir repertuar hazırlamıştı. Bence katılımcılar onu keyifle dinledi. Arada hareketli ve yöresel türküler isteyenler de vardı kalabalık içinde konuşulanlara bakarsak. TRT Şeş konseri canlı yayınladı.
Ak Parti Van milletvekili Gülşen Orhan ise festival boyunca bize ev sahipliği yaptı. Kah yüzlerce kişi için annesinin hazırladığı içli köfteler dağıtıldı kah kendisi bizzat Müküs çayında soğutulmuş karpuzları keserek servis yaptı.
Pazar günü sabah Feqiye Tayran konulu seminere katıldık. . Seminere 4 kişi katıldı. Konuşmacılar onun şiirlerini, yaşantısını ve şiirlerinin başkalarına atfedilmesine dair karışıklıkları aydınlattılar. Bu sayede farklı Kürt edebiyatçılarını, Kürtçe şiirleri ve ifade biçimlerini dinlemiş olduk. Uzun zamandır katıldığım seminerler içinde hiç sıkılmadan oturduğumuz bir düzenleme ile 4 konuğu dinledik. Kürt edebiyatının başlangıcı anlamında Feqiye Tayran’ı anlamaya çalıştık.
Ardından Müküs çayının kenarına pikniğe gidildi. Diyarbakır eski milletvekili, şimdilerin akil adamı Abdurrahman Kurt ile birlikte çayın kenarında piknik yapanlardan birinin sofrasına oturduk. Bizi buyur etti Kürt kardeşlerimiz. Kuzu kavurması ikram ettiler. Küçük kızım Duru bol bol et yedi.
Bu piknik alanı, her görüşten bölge insanının yayıldığı güzel bir mozaikti. Dindar ve muhafazakar Kürt aileler, Kürt hareketinde yakınları olanlar, Ak Parti’nin çözüm sürecine güvensiz olanlar, hepsi buradaydı. Bol bol sohbet etme imkanı oldu. Barış süreci birinci konuydu. Gezi olayları ise ikinci plandaydı.
Dinlediğimiz kardeşlerimiz, akil Kurt’a da ilettikleri gibi; ciddi bir güven sorunu yaşadıklarını belirttiler. Biz bunları önceden de gördük diyerek endişe ediyorlar. Bir kısmı; bu sürecin örgüt içi veya dış güçler etkisinde bir hücre tarafından gerçekleşebilecek bir provokasyon ile noktalanmasından korkuyor. Bunlar Ak Parti’ye sempati ile bakan, Başbakan’ın iyi niyetine inanan ama geçmiş tecrübeler nedeni ile endişeli insanlar.
Bazı arkadaşlar ise Başbakan’ın anayasa konusunda hızlı hareket etmemesini iyi niyet olarak görmediğini söylüyor. Sayı yeterli değil gerekçesini ise; istedikleri her konuda aştıkları gerekçesi ile reddediyorlar. Anayasal düzenlemenin seçime kurban edildiğini düşünüyorlar ve bu nedenle tepkililer.
Bir diğer kesim ise Ak Parti’ye en baştan beri destek veren ve samimiyetinden şüphe etmeyen, Kürt hareketine mesafeli kalmış Kürtler. Ak Parti’nin eski milletvekili Akil İnsanlar heyetinde olan Abdurrahman Kurt dikkatle her yorumu dinliyor, nabzı alıyor. Sandığımız gibi kimseyi bir şeye ikna etmeye çalışmıyor. Bir kez daha anlıyorum ki; akiller daha ziyade nabız almak ve hükümete sunma noktasında bir çalışma yapıyorlar. Kurt Kürt hareketi içerisinde ön saflarda mücadeleden kaçmamış, deneyimli bir isim.
Bir diğer konuk ise Dengir Mir Mehmet Fırat. Kızı Helün Fırat ile beraber oda Bahçesaray’ın tadını çıkaranlardan. Bölge insanı bu isimlere saygı gösteriyor.
Her ne olursa olsun, dağda olmanın yorgunluğu ve sürece inanmak isteme ağır basıyor. Güvenmeseler dahi temennileri gerçekten sorunun çözümlenmesi ve Kürt hareketinin, hak ve özgürlük mücadelesinin siyasi arenada şekillenmesi.
Tam bu dönemde örgüte katılımların arttığı şeklindeki haberleri soruyoruz. BDP’ ye katılımın artmış olabileceğini, dağa çıkma noktasında ise artış olmadığını düşünüyorlar.
Ancak bahsedilen güvensizlik ortamı ve bazı adımların gecikmesi nedeni ile çekilmenin dağdaki herkesi kapsamadığı da belirtiliyor. Örgüt temkinli deniliyor.
Gezi olaylarına dair yaygın yaklaşım ise; bu insanların çoğu ve burada yaşananları aktaran medya; buradaki müdahalelerde neredeydi tepkisi etrafında birleşiyor. Bu; orada müdahale olsun istedikleri anlamına gelmiyor. Sadece bu çifte standarda üzülüyorlar.
Buruk ve mahzun ‘’Şimdi orası karışık, siz buraya gelin en iyisi’’ diyorlar. Kucaklıyorlar. Ayrılıyoruz…



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder